BAŞARININ 7 SPİRİTÜEL YASASI | KİTAP ÖZETİ

Başarının 7 spiritüel yasası

Konu Başlıkları

Konuk Yazarımız Meltem Çoban “Başarının 7 Spiritüel Yasası” Deepak Chopra‘nın kitabını bizim için özetlemiş.

Sizce başarı nedir? Başarı, mutluluğun artarak devamı ve hayatta daha değerli amaçları fark ederek ilerleme ve gelişme diye tanımlanabilir.

Kitabın ismi Başarının 7 Spiritüel Yasası olsa da genel anlamda Hayatın Yasalarını anlatıyor. Bu yasalar hakkında verilen bilgileri özümsediğimiz de rahatlıkla ve kolaylıkla sınırsız bir zenginlik yaratma yeteneği kazanacak ve gösterdiğiniz her çabada başarmamızı sağlayacaktır.
Gittiğimiz her yerde, algıladığımız her şeyde; bir çocuğun gözlerinde, bir çiçeğin güzelliğinde, bir kuşun uçuşunda, her yerde Allah (Tanrı, Evren, İlahi, Kozmos siz hangi isimle tanımlıyorsanız) vardır. Hayatımızı Allah’ ın mucizesi yaşamaya başladığımızda -arada sırada değil, her an- işte o zaman başarının gerçek anlamını öğreneceğiz. İşte ben de bu yüzden baktığım her yerde, her şeye #mucizenintakendisisin diyorum. Gerçek başarı mucizeleri yaşamaktır.

İzleyen izlenene, gören gördüğü sahneye dönüşür. Hayal kuran hayalini tezahür ettirir. İzleyen, izleme süreci ve izlenen gerçekliğin üç unsurudur.

Başarının 7 Spiritüel Yasası, bizleri kişisel bilgeliklerimize ulaştıracak çok güçlü kurallardır.

İçsel Güç Yasası

Başarının 7 spiritüel yasası

 

İçimizdeki gücün sınırsız alanından faydalanmak, saf bilincimizde yatan yaratıcılığımızı tamamen kullanmak istiyorsak, öncelikle bu alana girmemiz gerekir.

Bu alana girmenin yollarından biri her gün biraz kendi dinginliğimizle baş başa kalmak (sessizliği deneyimlemek), meditasyon yapmak ve hiç bir şeyi yargılamamaya çalışmaktır.

Doğada geçireceğimiz belli bir zaman bu alanda ihtiyaç duyduğumuz, ama içimizde zaten var olan niteliklerimize ulaşmak için yardımcı olacaktır.

Bu niteliklerimiz sonsuz yaratıcılığımız, sınırsız özgürlüğümüz ve sonsuz mutluluğumuzdur.

İçsel Güç Yasasının Uygulanışı

Her gün belli bir süre kendi dinginliğimizle baş başa kalarak, sadece var olarak sınırsız içsel güç alanımızla temasta olmak.

Her gün, sabah ve akşam olmak üzere (30 ar dakika) tek başına oturarak meditasyon yapmak. Bu, kendi dinginliğimizle baş başa kalabilmek (sessizlikle baş başa kalabilmek), sadece var olabilmek için belli bir süreyi kendimize adamamız demektir.

MEDİTASYON NEDİR? 5 ADIMDA MEDİTASYON NASIL YAPILIR?

Belli aralıklarla konuşma aktivitesinden, televizyon seyretme, kitap okuma, cep telefonları ile ilgilenmekten bir süre uzak kalmak anlamına gelir.

Kitap, kendi içimizde sessiz kalmak için ayırmamız gereken zamanı 2 saat olarak öneriyor. Bazen 5 dakika bile kendimize zaman ayıramayan bizler için 2 saat çok büyük bir zaman gibi gelebilir ama az da olsa her gün kendimize bu alanı yaratmaya başlarsak, istenilen sürelere ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Ve yine kısa süreli hedefler belirlemenin – 3 gün, 7 gün bu meditasyonları yağacağım demek gibi – istikrar sağlamamıza yardımcı olacağını düşünüyorum.

Her gün belli bir süre doğada vakit geçirmek, böylece yaşayan her varlıktaki bilgeliğe sessizce tanıklık etmek. Örneğin, gün batımını seyretmek, denizin ya da derenin sesini dinlemek ya da bir çiçeği koklamak vs Doğada zaman geçirmek, yaşamın tüm unsurları ile birlik içinde olma duygusu verir. Doğanın kusursuz işleyen düzeni ile kurulan bu bağ, sınırsız içsel güç alanımıza girebilmemize yardımcı olacaktır.

Yargılamadan yaşayacağım. Yargılamak, her şeyi devamı iyi/kötü, doğru/yanlış, şeklinde değerlendirmektir.

Devamlı değerlendirme yapıp, sınıflandırıp, etiketleyerek iç diyaloglarımızda bolca çalkantı oluştururuz. Bu çalkantılar bizle sınırsız içsel güç alanımız arasındaki enerji akışını azaltır. Günümüze şu cümle ile başlayabiliriz. ‘Bugün hiç bir şeyi yargılamayacağım’ gün içinde sıkça kendimize hatırlatabiliriz. Eğer tüm gün bu yargılamama halinde kalmak zor gelirse başlangıç için kısa süreli saatlik hedefler koyabiliriz. Örneğin, 2 saat hiç bir şeyi yargılamayacağım. Önümüzde ki 4 saat herhangi bir şeyi yargılamayacağım gibi..

Alma Verme Yasası

 

Verdiğinizde artmayan bir şey ne almaya ne vermeye  değerdir.
Evren dinamik bir değişim (değiş-tokuş) içinde işliyor. Almak ve vermek evrendeki enerji akışının iki farklı yüzüdür.

Arayışı içinde olduğumuz şeye ne kadar çok kendimizi verirsek, hayatımızda ve evrende dolaşan bolluk ve bereketi o kadar çok arttırırız. Alırken de verirken de niyetimiz çok önemlidir. Niyetimiz her zaman mutluluk yaratmak olmalıdır.

Hayatımızda bolluk ve bereket yaratmak, isteklerimizi gerçekleştirmek için hem almalı hem de vermeliyiz. Herhangi birinin akışını engellemenin evrenin ilahi zekasına müdahale etmek olacağından bundan uzak durmalıyız.

Sevgi istiyorsak sevgi vermeyi,  İlgi ve takdir bekliyorsak ilgi ve takdir göstermeyi öğrenmeliyiz. İsteklerimize ulaşmanın en kolay yolu başkalarının isteklerine ulaşmasına yardımcı olmaktır.

Birileriyle bağlantı kurduğumuz her an onlara bir şey vermeye karar vermektir.

Bu maddi değeri olan bir şey olmak zorunda da değildir. Bir çiçek, bir iltifat veya bir dua olabilir. Aslında vermenin en güçlü şekli maddi olmayanıdır.

Yardım etmek, takdir etmek, ilgi ve sevgi göstermek verebileceğimiz en değerli hediyelerdir ve bunlara paha biçilemez. Biriyle karşılaştığımızda sessizce ona minnetimizi sunabilir; mutlu, sağlıklı, neşeli olmasını dileyebiliriz. Bu şekilde sessizce vermek en güçlüsüdür.

Alma Verme Yasasının Uygulanışı

Gittiğimiz her yere bir hediye götürebiliriz, karşılaştığımız herkese bir hediye verebiliriz. Bu hediye bir iltifat, bir çiçek veya bir dua olabilir. Bugün temas kurduğum herkese bir şey vereceğim ve kendi hayatımla diğer insanların hayatlarında mutluluk ve zenginliğin dolaşmasına katkıda bulunacağım.

Bugün hayatın bana sunduğu tüm hediyeleri minnet ve şükranla kabul edeceğim; Gün ışığı, kuş sesleri, bahar yağmurları, rüzgar esintisi ve hatta gök gürültüsü gibi..

Ayrıca diğer insanlardan almaya açık olacağım; Maddi değeri olan bir hediye, para, iltifat veya dua..

Sevgi, ilgi, takdir gibi hayatin en değerli hediyelerini vererek ve kabul ederek zenginliğin, bolluk ve bereketin dolaşımına kendimi adayacağım.

Karşılaştığım herkese sessizce mutluluk, sağlık ve neşe dileyeceğim.

Sebep Sonuç Yasası (Karma Yasası)

 

Her eylem bir şekilde kendine geri dönen benzer bir enerji gücü yaratır.

Ne ekersek onu biçeriz.

Başkalarına mutluluk ve başarı getirecek eylemleri seçtiğimizde, kendi karmamızın meyveleri de mutluluk ve başarı olur.

Mutluluk yaratmak istiyorsak tohumlarını nasıl ekeceğimizi öğrenmemiz gerekir. Bu yüzden karma, bilinçli seçimlerimizin sonucunu anlatır.

Karma hem eylem hem de o eylemin sonucudur. Sebep ve sonuç eş zamanlıdır, çünkü her eylem kendisine geri dönen ve benzer bir enerji gücü yaratır.

Hepimiz sınırsız seçenekler yaratabiliriz.

Varoluşumuzun her anında, sonsuz seçeneklerle dolu imkanlar denizinde yürüyoruz.

Bu seçimlerin bazıları bilinçli, bazıları ise farkında olmadan yaptıklarımızdır. Karma yasasından en iyi şekilde yararlanabilmek için seçimlerimizi her an bilinçli ve farkında olarak yapmamız gerekir.

Bilinçli seçim yapma ve tanıklık etme çok güçlü bir yöntemdir. Herhangi bir seçim yaptığınızda kendinize şunları sorun.

– Bu seçimimin sonuçları ne olabilir?

– Şu an yapmakta olduğum seçim bana ve etrafımdakilere mutluluk getirecek mi?

Cevabınız evetse devam edin, hayırsa bu seçimi yapmayın. Bu kadar basit!

Peki doğru seçim ya da yanlış seçim farkını nasıl anlayabiliriz? Odağımızı bedenimizde oluşan duyulara çevirerek fark edebiliriz.

Hissettiklerimiz rahatlık mı? yoksa huzursuzluk, tedirginlik mi?

Bazı insanlarda bu hisler karın boşluğunda hissedilirken çoğu insanda hissedildiği yer kalptir. Farkındalıkla dikkatinizi kalbinize yöneltin ve kalbinize yapmanız gerektiğini sorun. Sonra kalbinizin fiziksel ya da duyusal bir tepki vermesini bekleyin. Doğru cevabı sadece kalp bilir.

Kalbin çok güçlü sezgileri vardır; bütünleyicidir.

Sebep Sonuç Yasası (Karma Yasası) Uygulanışı

 

*Bugün yaptığım her seçime tanıklık edeceğim. Bu seçimleri bilinçli ve farkında olarak yapacağım.

*Bir seçim yaptığımda kendime iki soru soracağım.

‘Bu seçimimin sonuçları nelerdir?’ ve ‘Bu seçim bana ve etrafımdakilere mutluluk ve doygunluk getirecek mi?’

*Kalbimden bana rehberlik etmesini isteyeceğim.

Eğer seçimim hakkında rahat hissediyorsam devam edeceğim, huzursuz hissettiriyorsa duracağım.

 

En Az Çaba Yasası

 

Doğanın zekası çabasız ve kolay çalışır.. Dertsiz, ahenkle, sevgiyle. Ahenk, sevgi ve neşenin getirdiği doğal güçlerden yararlandığımızda, çabasız bir kolaylıkla başarılı bir yaşam, iyi bir gelecek yaratırız.

Doğanın mükemmel işleyen zekası mantığa değil, sezgiye dayalıdır; bütünleyici ve besleyicidir.

Doğa ile uyum içinde olduğumuzda, kendi içimizdeki bilgelikle hareket ettiğimizde ‘en az çaba yasası’ na uyuyoruz demektir.

Eylemlerimizin temeli sevgi olduğunda yaşam için harcadığımız çaba en az olacaktır. İnsanların üstünde güç ve kontrol kurmaya çalıştığımızda enerjimizi boşa harcarız.

Motivasyonumuz sevgi olduğunda yaptığımız her şeyde pozitif enerji birikir, kat kat artar ve topladığımız bu enerjiyle istediğimiz her şeyi yaratmanın keyfini yaşarız.

En az çaba yasasının ilk unsuru, kabul etmektir. Bugün ne olursa olsun insanları, durumları, koşulları olduğu gibi kabul edeceğim demektir.
İkinci unsur sorumluluk.

Sorumluluk, olaylar karşısında hiçbir şeyi kendimiz de dahil hiç kimseyi suçlamamak demektir.

Üçüncü unsuru savunmazsızlık. İnatla bir fikre bağlı kalmaktansa diğer tüm fikirlere de açık olabilmektir.

En Az Çaba Yasası Uygulanışı

Bugün kabul etmeyi uygulayacağım. Tüm durum, insan, koşul ve olayları olduğu hali ile kabul edeceğim. Şu an her şey olması gerektiği gibi diyerek şu anla ve verenle mücadele içine girmeyeceğim.

Her şeyi olduğu hali ile kabul edip, içinde bulunduğum tüm durumlar için sorumluluk alıyorum.
İnatla fikirlerimi savunup enerjimi buna harcamaktansa, bütün fikirlere açık olmayı deneyeceğim.

Niyet ve Arzu Yasası

 

Her niyet ve arzunun özünde onu gerçekleştirebilecek bir mekanizma vardır. Niyet ve arzunun alanında sonsuz bir düzenleme gücü vardır. Verimli bir toprağına bir niyet ektiğinizde, bu sonsuz düzenleme gücü bizim için çalışmaya başlar.

Bu yasa, bilgi ve enerjinin doğada her yerde olduğu gerçeğine dayanır.

Dikkat enerjiyi verir, niyet dönüştürür. Dikkatinizi hayatınızda neye yönlendirirseniz o şey büyür, gelişir. Dikkatinizi neyden uzaklaştırırsanız o şey solar, çözülür ve yok olur. Öte yandan niyet enerji ve bilginin dönüştürülmesini tetikler.

Niyet, kendini gerçekleştirebilmek için her şeyi organize eder.
İnsan sinir sisteminin en güzel özelliklerinden biri bilinçli niyet sayesinde sonsuz düzenleme gücünü yönetebilmesidir. Niyet, doğmak isteyen saf potansiyelin, çabasız, spontane, engelsiz akışın temelini oluşturur. En önemli kısım niyetinizin insanlığa faydasının olmasıdır. Spiritüel yasalarla uyum içinde olduğunuzda niyetiniz doğal olarak gerçekleşecektir.

Niyet başlı başına çok güçlüdür, çünkü niyet sonuca bağımlı olmayan bir arzudur.

Niyet, evrenin tüm diğer yasalarına sıkı sıkıya bağlı arzudur. Her eylem şimdinin farkındalığıyla yapıldığında en güçlü etkiyi doğurur. Yaşam odaklıysanız ve şimdinin farkındaysanız var olduğunu düşündüğünüz engellerin çok büyük kısmı yok olur. Geri kalanlar ise hedefe odaklı niyetini sayesinde fırsatlara dönüştürülebilir.

Niyet ve Arzu Yasası Uygulanışı

Tüm arzularımızın bir listesini yapalım. Bu liste hep yanımızda olsun, Sessizliğimize girmeden ve meditasyonumuza başlamadan önce bu listeye göz atalım. Ayrıca Sabah ilk uyandığımızda ve geceleri uyumadan hemen önce yine bu listeye göz atalım.

Listemizde ki tüm arzuları özgür bırakalım, işler yolunda ve istediğimiz gibi gitmediğinde bile her işte bir hayırdır diye düşünerek, Yaratıcının bizim için çok daha iyi planları olabileceğinin bilincinde devam edelim.

Her an, şu anın farkındalığında hareket edelim. Problemlerin, engellerin şu an ki dikkatimizi dağıtmasına izin vermeden ilerleyelim. Şu anı kabul edip, geleceği, en derin ve en coşkulu şekilde niyet ve arzularımızla yaratmaya gönüllü olalım.

 

Zihinsel Bağımsızlık Yasası

 

Zihinsel bağımsızlıkta belirsizliğin bilgeliği yatar. Belirsizliğin bilgeliğinde ise geçmişimizden, bilinenden ve geçmiş koşullanmaların hepsinden özgürleşme yatar.

Zihinsel bağımsızlık yasası fiziksel evrende bir şey elde etmek için o şeye olan bağımlılıklarımızdan vazgeçmemiz gerektiğini anlatır. Arzularımızı gerçekleştirmek için niyetlerimizden vazgeçmemiz anlamına gelmez.

Sadece sonuçlara olan bağımlılığımızı bırakmamız gerekir. Sonuca olan bağımlılık  korkuya ve güvensizliğe dayanır.

Sonuca bağımlılık yoksulluk bilincinden gelir, Zihinsel bağımsızlık ise zenginlik bilinciyle eş anlamlıdır.

Bilinene bağlılığımızdan kurtulup, bilinmeyene daldığımızda ve tüm olanaklar alanına girdiğimizde, hayatın tadını büyük keyifle, sihir, kutlama, canlılık, neşe ve sevinç içinde çıkarabiliriz.

 

Zihinsel Bağımsızlık Yasası Uygulanışı

 

⭐Bugün kendimizi olay, durum ve koşullardan zihinsel olarak soyutlayarak her şeye zihinsel bağımsızlıkla yaklaşalım. Her şeyin ( olayların, insanların) nasıl olması ile ilgili fikir yürütmek yerine olduğu gibi var olma özgürlüğü tanıyalım.

⭐Belirsizliği kabul etmeyi deneyerek, kaos, karışıklık ve düzensizliklerin kendiliğinden çözülmesine olanak tanıyacağım. ⭐Sonsuz fırsatlar alanına ve sınırsız seçimlere açık olmayı deneyelim. Böylece hayatın tüm eğlencesini yaşamaya gönüllü olalım.

 

Hayatın Amacı Yasası (Darma Yasası)

 

 

 

Herkesin yaşamının bir amacı vardır. Başkalarıyla paylaşmak için eşsiz bir hediyesi ya da özel bir yeteneği vardır.

Bu eşsiz yetenek başkalarına hizmetle harmanlandığında, kendi özümüzün coşkusunu ve sevincini deneyimleriz. Bu da tüm hedeflerin hedefi, nihai hedeftir.
İnsanlığa nasıl hizmet edebileceğimizi, eşsiz yeteneklerimizin neler olduğunu kendimize sorup, bunlara odaklanmamız gerekli.

Bu hayata ne vermek için geldiğimiz Darma Yasasının en önemli unsurudur.

Bunun dışında buraya kendi gerçek benliğimizi bulmaya geldiğimiz, eşsiz yeteneklerimizi ortaya koyabilmemiz ve insanlığa hizmet etmek gerekliliğimiz de diğer unsurlar arasındadır.

Baktığımız her şeyde Burada benim yararıma ne var? diye sormak yerine

Nasıl yardım edebilirim? diye sormak asıl zenginliğin kaynağıdır. Burada benim yararıma ne var sorusu egonun iç diyaloğu iken, nasıl yardım edebilirim sorusu ise Öz’ ün iç diyaloğudur.

Öz’ ün etki alanına girebilmenin en kolay yolu ise meditasyondur.

İstediğiniz her türlü zenginliği yaratabilirsiniz.

Bunun için, kutsallığınızı keşfedin, eşsiz yeteneğinizi bulun ve bu yeteneğinizle insanlığa hizmet edin. Yaratıcı ifadelerimiz, insanların ihtiyaçları ile eşleştiğinde bolluk bereket kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bunu arada sırada değil, her an yapmayı sürdürmeliyiz.

Hayatın Amacı Yasası Uygulanışı

 

🌸İçimizde ki Öz’ le bağlantıda olalım. Bunun için en iyi araçlardan biri meditasyon yapmak. Ebediyet ve ölümsüzlük üzerinde düşünelim.

🌸Eşsiz yeteneklerimizin ve yapmayı istediklerimizin listesini yapalım. Yeteneklerimizi insanlığın hizmet için ortaya koyduğumuzda hem kendi hem de diğer insanların hayatlarında bolluk bereketin yaratıldığına tanıklık edelim.

🌸Her gün, Nasıl hizmet edebilirim? ve Nasıl yardım edebilirim? sorularını kendimize soralım.

 

Meltem’in diğer yazılarına ulaşmak için Instagram Sayfasını ziyaret etmeyi unutmayın!

CHANDA YOGA BLOG'DA DİĞER YAZILAR